Semerkant'ta dünyaya gelen Ali Kuşçu'nun babası Türkistan ve Maveraünnehir emîri Uluğ Beyin doğancıbaşısı Muhammed'dir. İlk eğitimini Semerkant'ta alan Ali Kuşçu sonrasında Bursalı Kadızade Rumî'den ve Uluğ Beyin kendisinden matematik ve astronomi derslerini aldı.
Kirman’da öğrenimini tamamlayan Ali Kuşçu, 1421 yılında Uluğ Beyin kurduğu rasathaneye müdür oldu ve onun Zîc (yıldızların yerlerini ve hareketlerini gösteren cetvel) isimli eserine yardım etti.
Uluğ bey, oğlu Abdüllatif'in ihaneti yüzünden 1450 yılında öldürülünce Kuşçu, Semerkant medreselerindeki derslerine son verdi ve Hacca gitmek üzere Tebriz'e geldi.
Akkoyunlu hükümdarı Uzun Hasan, Kuşçu'ya çok itibar etti ve onu Tebriz'de alıkoydu. Uzun Hasan, Osmanlılarla barış konuşmalarını yürütmek üzere elçi olarak Ali Kuşçu'yu İkinci Mehmet'e (Fatih) yolladı. Ünlü bilgine hayran olan İkinci Mehmet, kendisinden İstanbul'da kalmasını rica etti.
Kuşçu, bu daveti elçilik görevini bitirdikten sonra gerçekleştirebileceğini bildirdi ve Tebriz'e geri döndü. Bir süre sonra ise bütün ailesini alarak İstanbul'a geri geldi. İkinci Mehmet'in emriyle Kuşçu, Osmanlı-Akkoyunlu sınırında büyük bir törenle karşılandı ve Ali Kuşçu Ayasofya medresesine müderris oldu. 1474 yılında ise hayatını kaybetti.
Pasteur
Tam adıyla Louis Pasteur, 27 Aralık 1822’de Fransa’nın Dole kentinde doğmuş, Fransız mikrobiyolog ve kimyagerdir. Pasteur, fermantasyon ile ilgili çalışmaları sırasında, mikropların kendi kendine üremelerinin söz konusu olmadığını kanıtlamıştır. Uzun süre saklanabilecek içecekler hakkında geliştirdiği yöntem, “pastörizasyon” olarak bilinmektedir. Pasteur, esas olarak şarbon ve kuduz aşısını buluşuyla üne kavuşmuştur. Çok az bilim adamı, Pasteur gibi insan hayatını değiştiren buluşlar ortaya koymuştur. Bazı hastalıklara karşı bağışıklığa dayanan çalışmaları ve kristaller üzerindeki kuram çalışmaları ile dünya çapında bir ün kazanmıştır. Özellikle antraks (şarbon) adı verilen, sığır ve koyunlarda ortaya çıkan bulaşıcı hastalık, onun geliştirdiği aşı tekniğiyle çözüme kavuşmuştur.
Günümüzde Fransa’nın birçok yerine ismini veren Pasteur’ün kendi adına kurduğu enstitü, dünyanın en önde gelen araştırma merkezlerinden biri durumundadır. Pasteur, sadece büyük bir bilim adamı oluşuyla değil, hayatı boyunca ortaya koyduğu insanlık ve özveriyle de Fransızların gözünde yerel bir kahraman olmuştur.


Hiç yorum yok:
Yorum Gönder